Harç Zamları: İlk Kıpırdamalar
Bu hafta sonu harç zamları hakkında ne yapmalıyı tartışmak üzere http://harczamlari.org/ sitesinde yayınlanan herkese açık toplantıya izleyici olarak katıldım. Genel kanı işin çok zor olduğu. Geçmiş dönemlerdeki harç eylemlerinin sonuçları tartışıldı. Bu tarz eylemliliklerde karşı tarafın zam oranını düşürerek de eylemi durdurabileceği veya hiç umursamayarak da eylemleri etkisiz kılabileceği önemli bir nokta. İlk önce bir imza kampanyasıyla insanlarla iletişime geçilmeye çalışılacak. Ardından insanlar toplanabildikçe neler yapabileceğimiz konuşulacak. En baştan polisi karşımıza alan eylemlerin yapılması saçma bulundu öneriyi yapan grup da toplantıyı erkenden terketti. Terkederlerken de terbiyesizce hani bu eyleme burada karşı çıkılsa da olumsuz sonuç çıkmamıştır diyebilme komikliğine düştüler. Gruplarının öğrenci kolektifi olduğunu söyleyen grup toplantının başında da toplantıya katılan siyasetlerin kimler olduğunu sordular. Siyaset toplantısı olmadığı için, açık toplantı olduğu söylendiği için insanlar bunun anlamsız olduğunu söylediler ancak bu grup ki iki kişilerdi dediklerinin olmasını direttiler sonra sonuç alamayacakları, zaman harcamamaları gerektiği tekrar tekrar belirtilince bu isteklerinden vazgeçmek zorunda kaldılar.
Zamların neden yapıldığına dair fikir yürütülmeye çalışıldı. Özelleştirme ve kapitalist yaklaşımların sonucu ortaya çıktığı ancak IMF gibi yabancı kuruluşların da önerdiği bir tutum olduğu genel olarak herkesçe benimsendi. Olayı daha iyi anlamak için Tüsiad’ın ve YÖK’ün bu konu hakkında yayınladığı raporların incelenmesi gerektiği ortada. Aslında öğrencilerin bu harçları ödeyemeyip okulu bırakmaları hedeflenmediği, öğrenim kredisi gibi kredilerle insanların okulu bitirdiğinde onlarca bin lira borçla mezun olup köleleştirilmeleri amaçlandığı fikri öne sürüldü ki oldukça gerçekçi geldi bana.
Toplantının devamında umutsuz hava dağılır gibi oldu. Beşiktaş ve Kadıköy belediyelerinden masa açmak için izin alınabilineceği belirtildi. Ancak önemli olanın bu tartışmaların üniversitelere dönüp yerellerde tartışılıp bir dahaki toplantıda neler yapılabilineceğine dair fikirler oluşmaya başlayabileceğinde hemfikir olundu. Yaz döneminde İstanbulda sadece YTÜ, Boğaziçi ve İTÜ açık olduğundan çalışma yapmanın oldukça zor olduğu ortada. Umarım insanlar duyarlı olurlar veya olmasalar bile gözlerine sokup olmalarını sağlamalıyız =))
RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Ledasi Yazılım / Medya CRM 1