<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çağdaş&#039;ın Günlüğü &#187; sinema</title>
	<atom:link href="http://www.cagdastopcu.com/tag/sinema/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cagdastopcu.com</link>
	<description>THE GNU HARDWARE DEVELOPER</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 Oct 2011 14:50:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Prensesin Uykusu&#8217;na Eleştiri</title>
		<link>http://www.cagdastopcu.com/prensesin-uykusuna-elestiri.html</link>
		<comments>http://www.cagdastopcu.com/prensesin-uykusuna-elestiri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Nov 2010 20:44:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cagdas</dc:creator>
				<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[çağan ırmak]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[prensesin uykusu]]></category>
		<category><![CDATA[redd]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cagdastopcu.com/?p=293</guid>
		<description><![CDATA[Rastlantısal bir şekilde gittiğim Prensesin Uykusu filmi patlamış mısırla beraber güzel zaman geçirmemi sağladı. Mutlu bir akşam geçirdim. Filmden çıkınca en çok Pan tasvirini düşündüm. Pan ucu bucağı açık bir derya. Pan&#8217;ın Labirenti filmini anımsatan filmde neden acaba Pan bu kadar sönüktü bilmiyorum. Ama Türk sinemasında böyle fantastik ögelerin olması gerçekten çok mutlu ediyor beni. &#8230; </p><p><a class="more-link block-button" href="http://www.cagdastopcu.com/prensesin-uykusuna-elestiri.html">Continue reading &#187;</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop --><p><a href="http://www.cagdastopcu.com/wp-content/uploads/2010/11/prensesin-uykusu-fotograflar-32.jpeg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-294" title="prensesin uykusu fotograf genco erkal alican yücesoy" src="http://www.cagdastopcu.com/wp-content/uploads/2010/11/prensesin-uykusu-fotograflar-32-300x168.jpg" alt="" width="300" height="168" /></a></p>
<p>Rastlantısal bir şekilde gittiğim Prensesin Uykusu filmi patlamış mısırla beraber güzel zaman geçirmemi sağladı. Mutlu bir akşam geçirdim. Filmden çıkınca en çok Pan tasvirini düşündüm. Pan ucu bucağı açık bir derya. Pan&#8217;ın Labirenti filmini anımsatan filmde neden acaba Pan bu kadar sönüktü bilmiyorum. Ama Türk sinemasında böyle fantastik ögelerin olması gerçekten çok mutlu ediyor beni. Az kullanılsa bile çok mutlu oldum.</p>
<p>Issız Adam filmine gitmediğim yönetmenin kalitesinin üzerinde bir film olmuş diyebiliriz. Tek kaygısı gişe olduğunu düşündüğüm Çağan Irmak bu kaygılarından biraz olsun kurtulup filme gerçeküstü fantastik yaratıklar ekleyerek felsefi bir altyapı kazandırmaya çalışmış. Çok da güzel olmuş. Doğa tanrısı Pan ve dev ahtapotla Anka Kuşu gerçekten de çok güzeldi. Bu efekleri teknik olarak inceleyebilecek kadar iyi bir bilgisayar oyuncusu değilim ancak güzellerdi. Bunu söylememin nedeni artık oyunların filmlerde kullanılan efektlerden daha yüksek bir teknolojiyle üretilmeleri. Matrix filmini yıllar sonra izlediğimizde bazı dövüş sahneleri yeni teknolojiye sahip bilgisayar oyunlarının yanında çizgi film gibi durmakta. Bu yaratıkların filme yerleştirilmesi biraz daha karanlık olabilirdi. Yani herşeyin çok açık farkında olma halinden biraz daha halüsinatifliğin korunması filme biraz olsun gizem ve okuyucuya bırakılacak boşluklar bırakılması filmi kalıcı bir eser haline getirebilecekken, ne yazık ki ıskalanmıştır. Film boyunca doğa sevgisiyle dolmamızı sağlayan güzel insan Aziz&#8217;in Pan ile karşı karşıya kalması ise çok üzücüydü. Doğa tanrısı Pan neden korkunç bir canavar olarak resmedilir anlayabilmiş değilim. Doğa sevgisi insanın işine geldiği yere kadar mıydı? Pan dengeyi sağlayan biri konumundaysa neden canavardı?</p>
<p>Oyunculuk genel olarak iyiydi. Tek sıkıntılı nokta dramatik sahnelerin dizi kalitesinde olması. Sinemada sahneler onlarca defa çekilir ve en sonunda belki de en mükemmeli yavaş yavaş süzüle süzüle ortaya çıkarılır. Dizi gibi bu bölüm kötü çektik ama sonraki bölümlerde düzeltiriz deme lüksümüz yok. Elbette sinemada filmler kalıcı olmak için yapılır. Diziler ise televizyon yayınının o saatleri arasında iyi bir reklam getirisi olması için çekilir. Stalker filmini Stalker yapan belki de ikinci defa çekilmiş olmasıydı. Çağan Irmak&#8217;ı niye sevmiyorumun cevabı da burada saklı. Televizyon haber bültenlerinde bir cıvık haber bir ağlamalı haber sırasıyla haberleri verip insanları tepkisizleştirmek için kullanılan yöntemi iyi öğrenmiş olan Çağan Irmak, Babam ve Oğlum filminde bir ağlatıp bir güldürerek insanların duygularından para kazanmanın yolunu bulmuştu. Prensesin Uykusu filminde de daha filmin adını duyar duymaz içindeki gizli dramı hissediyordum. Dünyalar tatlısı Prenses uykusunda uyurken annesinin yaşadığı dram filmin üzerine sonradan eklenmiş duyguydu. Gişede inşallah bu sahnelerin getirisi iyi olur sayın yönetmene ancak neden zorla eklendiğini anlamıyorum. Çocukla beraber Aziz bu gizemli dünyaya dalsalar da masalların içinde uyansaydık modern bir Alice Harikalar Diyarında uyarlaması olsaydı daha güzel olmaz mıydı?</p>
<p>Doğa aşığı Aziz hafif safdildi. Bir doğa aşığının olması gerektiği gibi yani. Sadece çıkarını düşünerek yaşayan bir insandan doğayı anlamasını onunla nefes alıp vermesini beklemek  ahmaklık olur. Çok sevdim bu karakteri. Ağaçlara sarılması hayal dünyasında yaşaması çok güzeldi. Küçük kız bu dünyaya açılan bir kapı olabilirdi. Az kullanılmış bu geçit ama yine de vardı. Müzikleri zaten sevdiğim Redd grubu tarafından başarıyla konulmuş. Sadece bazı sahnelerde canlı performanslarını görmeyi isterdim. Hastahanenin ortasında davul sesi anlamsız kaçabiliyor. Bu da filmi dizilere daha çok yaklaştıran bir detay. Oldukça önemli ama izleyici için. Genco Erkal hakkında yorum yapabileceğimi sanmıyorum. Muhteşem bir insan, muhteşem bir tiyatrocu.</p>
<p>Sonuç olarak gidip hoşça vakit geçirebilirsiniz. Kalıcı bir eser midir? Sanmıyorum ancak güzeldi. Özellikle çocukların götürülebileceği hayal dünyasına ufak adımlar atılan bir film olmuş.</p>
<div class="shr-publisher-293"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom --><div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://www.cagdastopcu.com/prensesin-uykusuna-elestiri.html&via=cagdastopcucom&text=Prensesin Uykusu'na Eleştiri&related=cagdastopcu.com:official twitter of cagdastopcu.com&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cagdastopcu.com/prensesin-uykusuna-elestiri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Dynamic Page Served (once) in 0.451 seconds -->

